Göz Hakkında Prof.Dr.M.Murat ÖNCEL´den Bilinmesi Gerekenler

08.02.2016 22:35:22 tarihinde eklendi, 1266 kez okundu
Geçen haftalarda 93.9 Medya Fm’de Müslüm SÖYLER’le Başka Açıdan programının stüdyo konuğu dünyanın en saygın göz doktorlarından biri olan Prof.Dr.M. Murat ÖNCEL idi.

Geçen haftalarda 93.9 Medya Fm’de Müslüm SÖYLER’le Başka Açıdan programının stüdyo konuğu dünyanın en saygın göz doktorlarından biri olan Prof.Dr.M. Murat ÖNCEL idi. Programa katılmasında büyük emekleri geçen Avukat Rahmi ÇELİK sosyal sorumluluk adına da önemli bir konuya daha imza atmış oldu.

Aslında Sayın Öncel Retina konusunda uzmanlaşmış bir göz hekimi. Retina ameliyatlarını da Türkiye’ye getirmiş bir isim. Görmesi imkânsız denen pek çok hastayı ışığa kavuşturmuş. Uluslararası çapta pek çok ödülü var. Bu yüzden ona “Retinanın Oscar’ını kucaklayan hekim” diyorlar. Öncel, tıptaki başarıları kadar ilginç hayat hikâyesiyle de dikkat çekiyor. O Atatürk’ün en yakın arkadaşlarından Rüştü Egel’in torunu. Başarılarının ardında Vehbi Koç, Turgut Özal gibi önemli isimlerin payı var.

Kısa bir röportaj ile sayın M.Murat ÖNCEL’I  tanıyalım;

M.S-  Özel bir aileye sahipsiniz, biraz bundan bahseder misiniz ?

M.Ö- Babam dahiliye uzmanı, annem İngilizce öğretmeniydi. Babamın iç hastalıkları ihtisası için Ohio’ya taşınmışlar. Ben orada doğdum, ilkokula Ohio ve Michigan eyaletlerinde gittim. İki de kız kardeşim var. Türk olarak yetişelim Amerikalı olmayalım diye Türkiye’ye döndük. Gelince adapte olmakta zorlandım, yiyecekler farklı, kültür farklı... Türkçe’yi sonradan öğrendim.

M.S-  İstanbul’a mı yerleştiniz ?

M.Ö- Hayır, Antalya’ya yerleştik. Dedem ve ailenin geri kalanı oradaydı çünkü...Dedeme de soyadını Atatürk Verdi. 

M.S- Zannederim dedeniz Rüştü bey Atatürk’ün arkadaşymış o yüzden Egel soyadını vermiş..

M.Ö- Evet, yakın arkadaşlarmış. Dedemin Bursa’da ipekli dokuma fabrikası varmış. Ayrıca pirinç ihracatı yapıyormuş. Çok girişken bir insanmış, Türk Hava Kurumu’na en fazla bağışta bulunan adammış. Bursa Ticaret Odası Başkanlığı yapmış. Atatürk’ün isteği ile Bursa mebusu olmuş. Soyadı Kanunu çıkınca Atatürk dedeme “Egel” soyadını vermiş. 

M.S- Neden Egel soyadı ?

M.Ö- Dedem aslen Selaniklidir. “Egelisin, sana Egel soyadını verelim” demiş. Varlık Vergisi döneminde Bursa’daki fabrikalarını satıp Antalya Tekirova’da büyük bir arazi satın almış; portakal, şeftali, limon bahçeleri yapmış. Amerika’dan dönünce annemler de aile özlemiyle Antalya’ya yerleştiler. Liseyi orada okudum. Sonra İstanbul Tıp Fakültesi’ni kazandım. 

M.S -Mesleğinizde çok başarılı bir hekimsiniz, çocukluğunuzda bunu çağrıştıran bir özelliğiniz varmıydı ?

M.Ö- Amerika’da IQ’m yüksek çıkmıştı. Ortaokul ve liseyi birincilikle bitirdim. Vehbi Koç beni Amerika’ya gönderdi. 

M.S- Tıp okumanınızın nedeni neydi ?

M.Ö- Babam da İstanbul Tıp Fakültesi uzmanıydı. Bir gün beni Göz Hastalıkları Uzmanı Oğuz İkizoğlu’nun yanına götürdü, “Al” dedi “Bunu göz doktoru yap”. 

M.S- Göz bölümünü seçmenizdeki sebep neydi ?

M.Ö- Daha temiz bir branş. Bir aylık bebekten 80 yaşındaki kişiye kadar hasta potansiyeliniz var. Bir de göz doktoru sayısı azdı o dönem.

M.S- Göz doktoru olmanızda babanızın payı büyük o zaman ?

M.Ö- Okuyunca ben de sevdim. Tıp okurken yaz tatillerinde göz doktorunun yanında staj yapıyordum. Sonra Cerrahpaşa’da ihtisas yaparken dedemin arkadaşı Vehbi Koç’la tanıştım. O zaman Cerrahpaşa’da bulunmayan bir anjiyografi cihazını benim sayemde alıp hibe etmişti. Dünyada körlüğün bir numaralı sebebi şeker hastalığının gözde yaptığı bozuklukları vitrektomi cerrahisi denen farklı bir ameliyat ile kurtarabiliyordunuz. Maalesef bu ameliyatı Türkiye’de modern anlamda yapmayı pek bilen yoktu. Vehbi Koç beni bu ameliyatları Amerika’da ilk keşfeden doktorlardan biri olan Prof. Dr. Peyman’ın yanına gönderdi. Hatta Amerika’ya uçak biletimi de o aldı. Orada Vitreoretinal cerrahi üst ihtisası yaptım. 

M.S- Turgut Özal’ın size yeniden Türkiye’ye Çağırması nasıl Oldu ?

M.Ö- 1987 seçimlerinin olduğu hafta merhum Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ın gözünde retina yırtığına bağlı göz içi kanaması olmuş. Acilen Amerika’ya geldi çünkü gerekli ameliyat modern anlamda Türkiye’de pek yapılamıyordu. Houston’da yapılan ameliyata ben de refakatçı olarak girdim. Sonra Turgut Bey “Bu ameliyatların Türkiye’de de yapılması lazım, sana tüm olanakları sağlayacağım, Türkiye’ye dön” dedi. Aslında Amerika’da kalmayı düşünüyordum ama Özal’ın teşvikiyle Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne geri döndüm. Gereken tüm desteği verip en modern aletlerin alınmasını sağladı. 

M.S- Retinanın Oscarını Kucaklayan Hekim sözü nasıl ortaya çıktı ?

M.Ö- Bu ameliyatları Türkiye’de çok yaptım ve tecrübem o kadar arttı ki kendi tekniklerimi geliştirmeye başladım. Amerika Retina Cemiyeti tarafından 4 yıl üst üste “Rhett Buckler Ödülü”ne layık görüldüm. Yine aynı cemiyet tarafından onur ve yüksek onur ödülü aldım. İtalya, Rusya, İsrail, İran, Suudi Arabistan, Yunanistan ve ABD’den, başka birçok ülkeden konferans için davetler aldım. Türkiye’ye döndüğüme çok memnunum, binlerce gözü ışığa kavuşturduk. İstanbul’da o zamana kadar yapılmayan pek çok ameliyatı ilk defa yaptık ve birçok kişi yetiştirdik. 

M.S- Görme bozukluklarında uygulanan lazer teknikleri zararlı mı ?

M.Ö- Eximer lazer tedavisi ilk defa Amerika’da benim çalıştığım hastanede kanserli bir göze, sonra da miyop göze Prof. Dr. Margarite McDonald tarafından uygulandı; yani dünyadaki ilk hastaya yapılırken ben oradaydım. Eximer lazer (lasik tedavisi) dünyada uygulanan ve kesinlikle etkinliği ispatlanmış bir yöntem. Yan etkisi yok denecek kadar az. Ancak korneası ince hastalara yapılmıyor. Eğer gözlük takmak istemiyorsanız, Eximer lazer kontakt lensten daha güvenilir. 

M.S- Peki ya kontak lensler ?

M.Ö- Kontakt lens kullanırken sabah akşam parmağınızı göze sokuyorsunuz, mikrop kapma ihtimali var. Korneanın beslenmesi bozuluyor, oksijen daha azalıyor, kornea içerisinde damarlanmalar oluşuyor... 

M.S- Bebeklerin doğmadan göz rengini seçme olanağı olacak deniyor , doğru mu ?

M.Ö- Hayır, öyle bir şey olması mümkün değil. 

M.S- Göz sağlığı için medya fm ve bizi dinleyenler için sizin önerileriniz neler ?

M.Ö- Öncelikle bu tür yayınların çoğalması gerekir. Halkı sağlık konusunda bilgilendirmek gerekli. Bu sayede erken bilgi erken davranmaya sebep olacaktır ve hastanın tedavi olma şansı artacaktır.

Yaygın görülen ve halkın uyanık olması gereken iki hastalık var: Biri şeker hastalığının gözde yaptığı bozukluklar, diğeri de sarı nokta hastalığı. Şeker hastalığının gözde yaptığı bozuklukların erken dönemde hastada hiçbir belirtisi olmuyor. Hastalığın erken evrelerinde iki, üç dakikada tedavi ediyoruz. Şeker hastalarının kör olmasını önlüyoruz. Daha ileri dönemlerdeyse vitrektomi dediğimiz çok hassas bir ameliyat tekniğiyle hastaların tekrar görmesini sağlayabiliyoruz. Dolayısıyla şeker hastalığı teşhis edildiği andan itibaren her 6 ayda bir mutlaka uzman bir göz doktoruna gitmek lazım. Göz dibi ve retina kontrol ettirilmeli. İkinci önemli hastalıksa 55-60 yaşından sonra az görmenin en önemli sebebi olan sarı nokta hastalığı (makula dejeneresanası). Erken dönemde tedaviye başlarsak hastalığın ilerlemesini durduruyoruz. Ama geç dönemde gelirse, iyileştiremiyoruz ancak mevcudu koruyoruz. Bu iki hastalık konusunda halk bilinçlenirse binlerce kişiyi körlükten kurtarabileceğiz. 

M.S- Retina Oscar , Onur ve Özel Onur Ödülleri kazandınız, biraz bu ödüllerden bahseder misiniz ?

M.Ö- Evet, 2004, 2005 ve 2006 yıllarında üç kez üstüste bu ödülü kazandım. Ayrıca, ABD'de onur ve yüksek onur ödülleri sahibiyim. Bu ödülleri Türkiye'deki çalışmalarımla almam anlamını daha da artırıyor. 

M.S- Gelecek mesleğinizle ilgili ne gibi hedefleriniz var ? 

M.Ö- Öğrenmenin sonu yok. Daha çok araştırma yapmak ve genç kuşaklara aktarmak istiyorum.  Amacımız yeni doktorlar yetiştirebilmek. Toplumu her alanda bilgilendirmek ve sağlıklı bir nesil yetiştirmek.

M.S- Yurtdışındaki çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

M.Ö- Arnavutluk, Romanya, Bosna-Hersek, Irak, Suriye ve Yunanistan'dan hastalarımız geliyor. Her iki-üç ayda bir Azerbaycan ve Gürcistan'da ameliyatlar yapıyorum. Bunun dışında da İtalya, Almanya, Yunanistan ve Hindistan gibi yurtdışındaki bazı ülkelerde canlı operasyonlar yapıp diğer doktorlara eğitim veriyorum. Geçen ay Hindistan'da bu yüzden bir de ödül aldım. 

M.S- Size göre Türkiye sağlık konusunda teknolojinin neresinde ?

M.Ö- ABD ve Avrupa'daki ameliyatlar Türkiye'de de yapılıyor. Sadece keşif yapamıyoruz. İlaçları, teknikleri ABD keşfediyor. Ancak anında uygulayabiliyoruz.

M.S- Göz kontrolleri ne aralıklarla yaptırılmalı ? 

M.Ö- 45-50 yaşından sonra yılda bir kez. Kareli kağıt testi de en az ayda bir yapılmalı. Çizgilerde bir yamukluk görülürse doktora gidin. 

M.S- Diyabetin artması, gözde hangi tehlikeyi artırıyor?

M.Ö- Maalesef 55-60 yaşları arasında ?diyabetik retinopati' dediğimiz şeker hastalığına bağlı körlükler birinci sırayı teşkil ediyor. Hamilelikte diyabet tespit edilen kadın, her üç ayda bir gitmesi gerekir. Erken teşhiste körlüğü durdurabiliyoruz. Yoksa, vitrektomi' dediğimiz çok hassas bir ameliyata başvuruyoruz. 

 

M.S- Göz hastalıklarında ön sırada hangileri var ? 

M.Ö- Sarı nokta diye ifade edilen ?makula dejenerasyonu'. Bu hastalık 60 yaşından sonra az görmenin bir numaralı sebebi. Körlük yapmıyor. Ama hasta merkezi bölgeyi göremiyor, okumakta zorluk çekiyor, araba kullanamıyor. Geç teşhis edildiğinde geri dönüşü yok. Bazı ilaçlar ve fotodinamik ile hastalığı durduruyoruz. 

M.S- Size gelen hastalara ve bu mikrofondan hastalara neler öneriyorsunuz ? 

M.Ö- Hastalara renkli sebzeler ve ıspanak, brokoli gibi yemelerini öneriyoruz. Ayrıca Omega 3 içeren yiyecekler balık, ceviz çok faydalı, bu hastalığın ilerlemesini durduruyor 

Göz sağlığı açısından çok önem arz eden bu konuları tek tek medya fm dinleyicilerine canlı yayında anlatan Prof.Dr.M.Murat ÖNCEL radyo santralinin kilitlenmesine neden oldu. Bir çok arayan dinleyici programa katılmamaktan dolayı radyoyu arayarak bu tür programların daha fazla yayınlanmasını istediler.

 

 

 


Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum yapan siz olun...
Yorumlarınız, site yönetimi tarafından denetlenip onaylanmaktadır; lakin uygunsuz, hakaret içeren, kişi ve kişileri aşağılayıcı türden olmaları halinde derhal silinecektir. Yorumlarınız başkaları tarafından oylanabilir.

Üye girişi yaparak takma adınızla yorum ekleyebilir, eklediğiniz tüm yorumlara üye panelinizden ulaşabilirsiniz. Ayrıca üye girişi yaparak haber, makale, video, foto galeri içeriklerini favorilerinize ekleyebilir ve tüm favorilerinize üye panelinizden erişebilirsiniz. Not: Üyeler en çok 500 karakter yorum yazabilirken, misafirler en çok 200 karakter yorum yazabilirler!



Yorumcu


E-Posta Adresiniz (Yayınlanmayacak)


Yorumunuz


Güvenlik Kodu
(Büyük-Küçük Harf Duyarlıdır!)
  




Mobil Sitemiz
Ana Sayfa
Hakkımızda
İletişim
Üye Ol
Site Kullanım Koşulları
Haber Manşetleri
Haber Arşivi
Haber Kategorileri
Video Arşivi
Foto Galeri Arşivi
Yazarlar
Yazar Makaleleri
Genel Makaleler
Anketler
Haber RSS
Makale RSS
Video RSS
Foto Galeri RSS
Sitenize Haber Ekleyin
Sitemizde yer alan bilgilerdeki hatalardan, eksikliklerden ya da bu bilgilere dayanılarak yaplan işlemlerden doğacak her türlü maddi/manevi zararlardan ve her ne şekilde olursa olsun üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı SİTEMİZ sorumlu tutulamaz. Gazetesi.tv.tr Copyright ©2015 Bu site en iyi Chrome, Opera, FF ve IE 10+ web tarayıcılar ile gezilir. Powered by ASPXPLUS